İYİLİĞİNİZ İÇİN

DUR YOLCU! DUR VE KENDİNİ DİNLE.

Eylül 10th, 2014 | by Oya Ertay
DUR YOLCU! DUR VE KENDİNİ DİNLE.
Kariyer ve İş
0

Yaşadığımız şehirler, çalıştığımız büyük ya da küçük şirketler, sorumluluklar  ve büyüyen dünyada takip edilecek aktivite fazlalığı bizlerin  niyet ettiğimiz hayatı yaşamamızı zorlaştırıyor. Facebook’ta 5-10 sayfa/ gazete/ topluluk takip etseniz zaten işten arta kalan zamanınızın yarısı onlara bakarak geçiyor demektir. Bilgi fazlalığı, karmaşa ve duyguları fark edememe sorununu da beraber getiriyor. Acımasız bir bombardıman altında yaşıyoruz. Kişinin geniş ilgi alanlarının olması güzel, ancak günümüzde alakalı alakasız her konuda bir şeyler okumaya çalışmak insanı dağıtıyor ve düşünceler bir girdaba kapılıp yoldan çıkabiliyor. Birkaç yıl önce bir dostumdan Seferihisar’ın  “Yavaş Şehir” seçildiğini duyduğumda şaşırmıştım. Demek ki artık ciddi bir şekilde yavaşlamaya ihtiyacımız var.

Şimdi bir önerim var; gelin yavaş yaşayalım. Meditasyon yapın, ruhani evrenlere dalın demiyorum. Sadece meşguliyet alanlarınızın tadına varın. Nasıl olacak bu iş?

Çağımız parlak kariyerler, çok meşgul göründüğümüz işler ve hiper-aktif tavuk gibi koşturma çağı. Özellikle yirmili yaşlar böyle geçiyor, otuzlarda genellikle ana-baba olup, farklı bir rolün ve ağırlığın altına giriyoruz ( ama harika bir gıdık kokusu bu yükü silip götürüyor), kırklar falan filan vs.. Irvin Yalom cümleleri kurmaya gerek yok, her yaşın kendince meşguliyetleri var. Yaş konusuna şunun için girdim, “ ama kariyer yapıyorum vaktim yok, yeni çocuk oldu, halim yok” demeyin. Niyetiniz varsa, her daim vaktiniz de haliniz de vardır efenim.

Yaş grubunuz, mesleğiniz, yaşadığınız coğrafya ne olursa olsun daha az yaparak daha çok üretebilirsiniz. Pek çok faaliyeti güne, haftaya sığdırmaya çalışıp her birinde belli bir yüzdede tatmin olacağınıza, faaliyet sayısını azaltıp her birinde daha çok kalite elde etmeyi hiç denediniz mi?

Yavaş ve Kaliteli Yaşama İpuçları:

  • Her hafta, -aslında daha iyisi her gün- yalnız ve hiçbir şey yapmadan oturduğunuz 10-15 dakikanız olsun. Kendinizi dinleyin
  • İlişkilerinizi derinleştirin; çok sayıda insan göreceğinize, beyni ve ruhu size uyan, kaliteli zaman geçireceğiniz daha az kişi ile görüşün. Kaliteli sohbetler edin
  • Bilmediğiniz bir alanı keşfedin; dans edin, yazı yazın, bir kursa yazılın ( arkeoloji, astroloji, eski medeniyetler, uzay, dünya, yemek pişirme, jazz, her ne ise ilginizi çeken). Ve oraya koşarak değil, sakince, geçireceğiniz birkaç saatin hayalini kurarak gidin
  • İnsanları kabul edin; koçluk eğitimi alan kişilere verilen eğitimin temel prensiplerinden birisi şudur: “ Herkes mevcut şartlar altında ( yani sahip olduğu biyolojik yapı, aile, ortam,eğitim vs) olabildiği EN İYİ kendisidir”. “ O niye öyle dedi, bu da yapılır mı, insanlar neden anlayışsız, bu nasıl kankalık vs?” tarzı söylemler sizi bir yere götürmez. O kişi böyle yapmış, kendi seçimi, öyle olması gerekiyormuş. Önemli olan sizin nasıl karşılık verdiğiniz ve kendi sisteminize bu bilgiyi nasıl işlediğiniz.
  • Gereksiz faaliyetleri, alışkanlık sebebiyle ya da başka insanları memnun etmek için yaptıklarınızı gözden geçirin ve mümkün olanları yaşamınızdan çıkarın.
  • Duygularınızı inceleyin. Günün herhangi bir anında yaptığınız işe ara verin ve o anki duygularınızı analiz edin; huzurlu muyum, kızgın mıyım, telaşlı mıyım? Bir eksik duygu mu var bir yerlerde? Onu tamamladığınızda büyük ihtimal verimliliğiniz de artacak, çevreye karşı tutumunuz da. Bunu düzenli olarak yapın.

 happy_people

Oya Ertay
Uzun yıllar önce Eğitim Fakültesini bitirdi, insan kaynakları alanında yöneticilik ve danışmanlık yaptı, halen koçluk ve değerlendirme merkezi uzmanlığı yapıyor. İşe alım, eğitim-gelişim ve yetenek yönetimi alanlarında uzmanlaştı. Ülkemizde bir üniversite bünyesinde ilk mentorluk sistemini kurdu. En çok okumayı ve yazmayı seviyor; Kafka, F. Şensoy ve V. Woolf sever. İki genç kız annesi. İngilizce bilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[blogger 1 items 2]