İYİLİĞİNİZ İÇİN

GELECEĞE LİDERLİK VE SERTLEŞME SORUNU

Eylül 5th, 2017 | by Ufuk Koç
GELECEĞE LİDERLİK VE SERTLEŞME SORUNU
Eğitim
0

Lider dediğin iktidarı, bir grubun karar mekanizmasını elinde tutan kişi. Apolet gücünü değil, etkileme, yani ikna gücünü kullanabilen kişi. Bu yüzden lider ile erk, yani güç sahibini hep birbirinden ayırmak için ‘duygusal zeka’ diye bir şeyden bahsediyoruz.

Şirketlerin CEO’larında, siyasetin söyleminde ‘lider’ bir şeyin başkanı olarak tanımlansa da önderlik etme, koordine etme gücü olmayan, baskıcı ya da vizyon yaratamayan bir güç ordusu tarafından sarılmış durumdayız. Resmen kuşatma altındayız. Liderin emir vermesi değil, verdiği emre insanların gönülden razı olması onun etkileme gücünün ölçüsü. 

Geleceği okumayı boş ver, adam geleceği yazıyor.

Lütfen tarihe gitmeyin. Burnunuzun dibine bakın. Hangi holdinglerin patronları gerçekten birer lider? Hangileri vizyon sahibi? Yapay zeka burnumuzun dibinde geleceğimizi Endüstri 4.0 ile tehdit ederken, sosyal medya kirliliği kurumların imajını yerle yeksan ederken, hangi kuruluş geleceğe hazırlanabiliyor? Tesla denilen otomobil piyasaya çıkmadan binlerce sipariş alıyorsa biz bambaşka bir gerçekliği yaşıyoruz demektir. Neden ? Vizyonsuz CEO’lar, üst düzey yöneticiler ve cins eğitimciler yüzünden.

Siyasi ve dini soytarılar, günü kurtarmak derdindeyken, uzayda madencilik yapmak, yeni gezegenler keşfetmek, küresel iklim felaketlerine, gıda ve su kıtlığına doğru yol almış dünyada siz hangi şirket patronu ya da siyasinin ağzından bu konularda bir şeyler duydunuz. Teknolojiye yatırım yapmak bahsediyor ama bunun neye hizmet edeceğini o da bilmiyor.

Patroncuklar kulübünden ses çıkmaz

Eğitim sistemimizin berbatlığı zaten malum. Son 15 yılda iyice berbat hale geldi. Sebep ise kontrolü elinde tutmak isteyen liderlikten bihaber siyasetçi ve bürokratlar. Buraya kadar formül gayet basit. Peki, bu insan kaynağını istihdam edecek patronlar ne yapıyor? Beyin göçü yaşanırken takındıkları tavır ne?

Derler ki, yıldızlar ancak karanlıkta parlar. Kurumlarında liderlik programları açan, yöneticilerini okullarının üniversitelerinde eğiten o koca patronlar neden parlayamıyorlar? Sorun şu: Vizyonları yok. Çünkü yaşamsal tecrübeleri dar. Bakış açıları sadece rakamlarla zincirlenmiş durumda.

Bugünün yöneticilerinin ciddi bir sertleşme sorunu var. Daha da kötüsü pozisyon zenginlikleri yok. Dünyanın herkes tarafından onların baktığı çerçeveden algılandığını hayal ediyorlar.

İnsanın en azından bir A planı olur yahu! 

Endüstri 4.0 devreye girdiğinde, iklim değişikliği başladığında, Kuzey Kore-ABD nükleer macerayı başlattığında bir B planları yok. Bırakın B’yi A planları bile yok hiçbirinin.

Sadece para, kazanç, hedef gibi kavramlara baktığınızda insan sadece kullanılacak bir kaynak halini alır. Siyasetçiyseniz bina, yol, demiryolu, tünel ve geçit projelerine odaklanırsınız. Enerji ihtiyacı projeksiyonları veya vergi aflarına odaklanarak bütçe açıklarını kapatmaya başlarsınız. Ama tüm bunların neden yapıldığını düşünmezsiniz. Asıl amacı hayal etmek yerine, sürece odaklanırsınız. Vizyonunuz olması için bir hedefiniz olması gerekir önce. Bu hedef, yılda bilmem kaç milyon ciro yapmak veya şu kadar mal satmak değildir. İnsanlar için neden var olduğunuzu bilmektir. Onların hayatlarında kapladığınız alanı onlara söyletmektir.

Peki, Onlar kim? Müşterileriniz, seçmeniniz, çalışanlarınız, hissedarlarınız, tedarikçileriniz, ürününüzü satın almayanlar, çalışanlarınızın aileleri ve rakiplerinizdir. İşte bu vizyondur. Bu duygusal olarak onlarla kurduğunuz ilişkidir. Duygusal ilişki de yılda bir kere piknik yapılarak kurulmaz.

Kol kola yürüyenlerin başına gelenler ve bunun CEO’lar üzerindeki etkisi

Atlet değil, Adalet

Mesela Adalet konulu eylemler bu tarz bir vizyonun eseridir. Gayet temel bir ihtiyaç olan adalet beklentisi için tüm kafası çalışan siyasetçilerin gücünü anladığı bir duygusal eylemdir. Tıpkı AKP kalemşörlerinin, trollerinin, emir eri gastecilerinin(gazeteciliğin onurunu kirletmemek için böyle yazdım)   lekelemek için yoğun çaba sarf ettiği Gezi eylemleri gibi bir kutsallığı vardır. Tek kelime:  Adalet! Herkese lazım olduğunu kol kola yürüyenler rahatlıkla gördü.

Gelecek seni kündeye getirecek

Şimdi yine iş dünyasına dönelim. Siyasi saçmalıkların yarattığı ekonomik daralma için işten adam çıkartma yöntemini seçiyor patroncuklar. Neden mi? Çünkü geleceği göremediler. Görmek istemediler. Yok yok şaka. Aslında görecek zekaları yoktu aslında. Buna iş zekası deniliyor. Buna kolektif, katılımcı yönetim deniliyor. İş zekasını bugüne kadar kendilerine karlılık diye yutturan eski tip yöneticiler çareyi kendilerine en çok fayda sağlayacak insanları işten çıkartmakta buluyor.

Bu, sadece yeni bir başlangıç için acılı bir SON. Boş verin Endüstri 4.0’ı, İnsan 4.0 gümbür gümdür geliyor.

 

 

Ufuk Koç
Kurşun İşlemez Satışçı ve kalabalık bir yazar kadrosuyla kaleme alınan İtirazım Var kitaplarının kalem efendisi. Eğitimci, danışman ve yönetici koçu. Eyefitturkey göz egzersizleri programının tasarımcısı ve yöneticisi. Soytarı avcısı olarak ek iş yapıyor. Yazıyor, bağırıp çağırıyor, hayata dair ufak tüyolar veriyor; Duyabilene…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[blogger 1 items 2]