İYİLİĞİNİZ İÇİN

HAYATA BAKIŞINIZI DEĞİŞTİREN KİTAP VE FİLMLER ..

Kasım 19th, 2014 | by Oya Ertay
HAYATA BAKIŞINIZI DEĞİŞTİREN KİTAP VE FİLMLER ..
Oya Ertay
0

Hani der ya edebiyat Oskar’lı Orhan Pamuk, “ Bir gün bir kitap okudum, hayatım değişti”. Korkmayın böyle bir kitap okumanızı önermeyeceğim. Bir günde değişim ancak estetikle oluyor, beynin ve ruhun inkişafını kısa sürede sağlamak mümkün değil henüz. İnkişaf dedim de, şu ROSETTA ne muhteşem şey yahu.. Kuyruklu yıldız ve üzerine inen gözlemci araç.. Bana büyüleyici geliyor, belki mühendis değilim diye. Ben konuma döneyim.

İnsanın düşünce sistemini ve hayatı algılayışını etkileyen kitap ve filmlerden bahsedeceğim, izninizle. İnsanı insan yapan, ayakları yerkürenin yüzeyine basarken, aslında ne kadar derinlere uzanabileceğini eşsiz bir kavrayışla bize hissettiren sanat eserlerine. Hafta sonu için kahve-DVD modunda iseniz işinizi kolaylaştırayım:

 Groundhog Day: ( Bugün Aslında Dündü) Yönetmen, Harold Ramis. 1993 yapımı bir film. Fiziksel dünyanın ve o vakte kadar keşfedilmiş bilimin sınırları ile dünyayı algılamaya, bir yandan da Felsefeye Giriş derslerinde Varoluşçuluğu öğrendiğim dönemler. Ki var olmanın bizim bildiğimiz şekliyle değil, her gün aynı yaşamı tekrar ederek de mümkün olabileceğini mümkün olmayan bir olasılıkla bize anlatan bu filmi gördüm. Hava durumu muhabiri Phil her sabah aynı güne uyanıyor; dakikası dakikasına aynı. Düşünebiliyor musunuz işkenceyi..

 

Sliding Doors; (Rastlantının Böylesi) Yönetmen, Peter Howitt. 1998 yapımı. Ana hanım karakter sabah işe giderken bineceği metroyu kaçırıyor ve eve dönüyor. Film burada ikiye ayrılıyor. Kadının olası iki farklı hayatının nasıl aktığını anlatıyor. Hayatın içinde ne kadar çok rastlantı var ve bazıları kaderi nasıl etkiliyor. Fazla anlatıp tadını kaçırmayayım. Başrolde İngiliz sarışın Gweynth Paltrow.

sliding-doors-poster-artwork-gwyneth-paltrow

Bize her daim gerçeküstü yaşamlar ve üstün hayalgücü ürünleri sunan Woody Allen’ın ise tüm filmleri bir efsane. Onun filmlerinde genellikle Manhattan sokaklarında sürekli şaşkın bir ifade ile dolaşan erkek karakterler, araba kullanmayı beceremez, çoğunlukla annesi ile derdi olan entellektüel ama Freud’un ana-oğlan aşkı saplantısını ömür boyu yaşayan  tiplemelerdir bizi alıp götüren. Çok eski -1975- tarihli Love & Death– Aşk ve Ölüm’de çayırlarda koşan iki ergen oğlan elinde çatalı ile gelen bir şeytan görür. Biri “cennet var mı” diye sorarken, diğeri “kızlar gerçek mi?” diye sorar…

Ve enfes okumalıklar:

 

Stephan Covey– Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı- İş hayatına atılan atılmayan her bireyin okuması gereken kendini keşif ansiklopedisi. Kişisel bütünlük tarifi ile başlayan kitap sadece kendine ve ailesine değil içinde yaşadığı topluma da hizmet etmenin erdemine de değinir. Değişimi beklemeyin, değişimi yaratmak için “proaktif” olun, tüm ilişkilerinizde hem kendiniz hem karşı taraf için sonucun olumlu olması için etkileşimde bulunun ve dünyanın güzelleşmesini hep başkalarından beklemeyin der. Olgun ve aydın insan olmanın çeşitli yollarını anlatır bize 2 yıl önce 79 yaşında bisikletiyle gezerken düşüp hayatını kaybeden sevgili Covey.

 

Franz Kafka– Dava- Tüm kitaplarında insan ruhunun derinliklerine inen Kafka, Dava’da bir sabah uyanıp kahvaltı tepsisini beklerken, kendisini tutuklamaya gelen görevlileri bulur yatak odasında. Neden yargılandığını bir türlü bilemediği bir dava boyunca hayatını her gün mahkemeye giderek geçirir. Peşinde hep iki mahkeme görevlisi vardır, her gün işe gitmeden önce mahkemeye gidip yoklama verir. Günümüz Türkiye’sine ne çok benzerlikler içeriyor. Meşruluğundan sual olmayan yüce devlet güçleri, karanlık güçler baş roldedir Dava’da.

 

Virginia Woolf– Mrs. Dalloway. Bilinç akımı tekniği ile insanın ta içlerine sızan Woolf, bu kitabında yakın dostlarını yemek sofrasında ağırlayacağı bir akşama özenerek hazırlanır ve çiçek seçme aşamasından başlayarak her anını bize yoğun bir duygu içeriği ile anlatır. Onun kitaplarında her dakika değil her an anlam bulur, zihnin derinliklerine dalan cümleleri okumak uzun uzun tadı çıkarılacak deneyimler.

 

Listenin devamı haftaya. Şimdilik keyifli okumalar.

 

Oya Ertay
Uzun yıllar önce Eğitim Fakültesini bitirdi, insan kaynakları alanında yöneticilik ve danışmanlık yaptı, halen koçluk ve değerlendirme merkezi uzmanlığı yapıyor. İşe alım, eğitim-gelişim ve yetenek yönetimi alanlarında uzmanlaştı. Ülkemizde bir üniversite bünyesinde ilk mentorluk sistemini kurdu. En çok okumayı ve yazmayı seviyor; Kafka, F. Şensoy ve V. Woolf sever. İki genç kız annesi. İngilizce bilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[blogger 1 items 2]