İYİLİĞİNİZ İÇİN
Karbonat mucize mi, yoksa efsane mi?

Karbonat mucize mi, yoksa efsane mi?

Şubat 3rd, 2014
Sağlık

UYARIYORUM BU YAZI BİRAZ MORAL BOZABİLİR…

Alternatif tıbba o kadar çok taktık ki kafayı her şeyi bir mucize gibi görür hale geldik. Zayıflama ve kanser ilaçlarıyla erkekler için iktidar arttırıcı doğal viagralar yok satar oldu.

GDO’lu gıdalar, evlerimizdeki radyasyon, baz istasyonları, yüksek gerilim hatları, şeker şurupları, Çin tuzları, yapay tatlandırıcılarla ilgili çıkan gerçekten korkutucu haberler yüzünden kendimizi alternatif olan her kucağa sorgusuz sualsiz bırakır olduk. Sonuç: Bir tarafta tehlike, diğer tarafta daha büyük bir tehlike…

GDO eğlenceli, verimli ve konforlu görünse de korkutucu sonuçlar doğurabilecek bir yaklaşım

 Sosyal Medyanın korkutucu etkisi

Bir gün sosyal medyada çıkan bir yazı, ama sadece bir yazı kendisini türetti de türetti ve bir efsane halini aldı. Öyle ki; her derde deva oldu. Bitmedi bir de yanına kanser tedavisi mucizesi eklendi.

Mucizeler mucizeleri izledi. Kalsiyum bazlı böbrek taşlarını daha da güçlendirme, yüksek tansiyon hastalarını öldürme, reflüyü azdırma ihtimali olan karbonat ve D vitamini ‘her derde deva diye köpürtülmeye’ başlandı… İnsan vücudunu düz bir su şişesi zanneden birkaç aklı evvel olayı dümdüz bir mantıkla ele aldı.

Öyle ya; bilimle bağı kopuk bir eğitim sisteminin mahsulü bizleri kandırmak, yönlendirmek çocuk oyuncağıydı.  Zaten insalar bir yazının içeriğini okumadan sosyal medyada paylaştıkça paylaşıyordu.

Ne ilginçtir ki; hala bilgilerde sadece bir kişinin adı çıkıyor ve herkes bu kişiden alıntı yapıyor. Oysa bu bilgiyi teyit edecek güvenilir kişiler ortalıklarda yok. Her yerde aynı hikaye ve onun kenar süsleri dolanıp, duruyor. Peki, hikayeler gerçek mi? Şahıslar gerçek mi? İddiaları ortaya atan kişi ne iş yapıyor?  

Astrolojik derecede uçukluk!

Bu iddiaları sosyal medyaya yayan kişi astrologaraştırmacı ve web tasarımcısı. Açıkçası yaptığı şey araştırmak değil, bulduğu bilgileri derleyip sosyal medya paylaşımcılarının önüne atmak. Belki de iyi niyetle ‘böyle de bir şey var’ demekti amacı. Ancak tek perspektiften bakan, sodyum bikarbonatı(kabartma tozu) bir mucize kanser ilacı olarak gördüren illuzyonik bir üslupla süslenmiş olan yazı paylaşılmaya da pek müsait görünüyor hala! 

Beyefendinin yazısından bir alıntı: “Eğer Kanser gibi bir hastalığınız varsa Öncelikle sakın Kemoterapi almayın”. Kemoterapi elbette tehlikeli ve berbat bir şey; ancak sunulan çözüm, çözüm değil. Düpedüz aldatmaca! 

“Batı tıbbının teknolojisiyle tamamlayıcı tıbbı birbirine harmanladım. İki ay kadar RADYOTERAPİ gördüm” diyor Harun Kolçak! Yani sadece kabartma tozuyla olacak iş değil!

 Burada bir düzeltme yapmak lazım. Bir araştırmacı, konu ile ilgili bilgi, belge, doküman, deney, sonuç ve yaklaşımları elde ettikten sonra oradan bazı çıkarımlarda bulunabilir. Lakin insanların hayatıyla oynayıp, onlara ispatı olmayan bir bilgiyi kesin bilgi olarak verebilir mi? Bu vicdani sorumluluğu almak için ehil insanlardan bilgi alması, onlara danışması gerekmez mi? Böyle de bir şey var demek ayrı, oraya yönlendirmek apayrı!

Olayın kısa tarihçesine bakalım:

Olayın asıl kahramanı Dr. Tullio Simoncini, bir İtalyan ve 2003 yılında verdiği bir röportajda 15 yıldır  pek çok kanser hastasını Sodyum Bikarbonat ile tedavi ettiğini söylüyor. Simoncini’ye göre tüm kanserler bir mantar türü. Mantar karbonat tedavisiyle iyileştirilebiliyor. Yani kemoterapi gibi ölümcül bir tedaviye gerek yok! Mantar tedavisinde kullanılan en iyi araçlardan biri olan karbonat düzelmek için yeterli. Ne güzel!

Ama bir sorun var: Bu hastalarla ilgili ortaya konulmuş hiçbir bilimsel kanıt hala ortalıkta yok! 10 yıl geçmiş, daha bir tek bilimsel makale, vaka analizi yayınlanmamış. Sadece kendisinin internete sunduğu bazı videolar var. Simoncini elini saklayıp, doğru dürüst bilgi vermese de bilim insanları rahat durmuyor ve pek çok tümörü inceliyor. İçlerinde söz konusu mantara rastlanmıyor! Zavallı hayvanlara da bulaştırılıyor aynı mantar. Hayvanlardan kanser gelişmiyor!

Yapılan bilimsel çalışmalara göre kanserin mantarla bağlantısı kanıtlanamıyor! Buna karşılık Youtube’daki videolarında Simoncini gördüğü her beyaz oluşumu mantar olarak tanımlıyor. 2006 yılında Simonchini İtalya’da uyguladığı tedavi sebebiyle dolandırıcılıktan hüküm giyiyor. Ama durmuyor ve Hollanda’da çalışmalarına devam ediyor. 

Şimdi burada duralım!

Bir de olaya öbür taraftan bakalım: Doktor, büyük ilaç kartellerinin bu kadar basit bir ilacın lisansından para kazanamayacaklarını düşündükleri için kendisini engellediğini dile getiriyor. Belki de sonuna kadar haklı. Ancak, biraz rapor ya da ispat olsa iyi olmaz mıydı? 25 yıl olmuş..! Kendisinin resmi sayfasında da doğru dürüst bir açıklama bulamıyoruz!  Sadece hasta videoları ve genel olarak tedavi bilgileri var.  Bunlara bizim ulaşmamız bir anlam ifade etmiyor. Asıl sorun araştırma alanında.  http://simoncini-cancer-center.com/en/home

Dediğim gibi belki de sonuna kadar doğru ama güven verici değil. 

Doktor alkali diyetle özel bir tedavi uyguluyor olabilir ama o pek çok bileşene bakıyorken tüketici karbonatla kanseri yenebileceğini ve engelleyebileceğini düşünüyor.

İçiniz sıkıştı değil mi?

Tıbbi adı NaHC03 olan Sodyum Bikarbonat gerçekten tıpta pek çok alanda kullanılan bir ürün. Üstelik de çok faydalı. Ancak yanlış ellerde yine bir silah! Böbrek taşı olanlar, kalp krizi geçiren hastalar, yüksek tansiyonu olanlar ve akciğer sorunları yaşayanlar için korkunç bir ilaç. Yani, doktor burada nasıl bir tedavi uyguluyordur; ne kadarı damardan, ne kadarı içilerek veriliyordur, hangi durumda hangi diyet veriliyordur sorularının cevabı eminim İtalyan doktorumuzda vardır. Peki, cevap sosyal medyada bunu meşhur edenlerde ya da yayanlarda var mıdır? Havanızı alırsınız!

“Eltimde de vardı iyileşti” hikayelerinden geçilmiyor. Ancak durum, rapor, yaş, kilo, ağırlık, diyet biçimi, kullandığı diğer ilaçlar vs. yok!

Çok uzattım, nereye bağlıyoruz konuyu?

Bu konuda bir deli kuyuya taş atmış, bir akıllı bunu kitap haline getirmiş. Bunu görev sayan bir başka akıllı bu bilgileri derleyip, facebook’ta paylaşmış. Sonra bakmış bir diğer grup akıllı bu iş çok hit alıyor, her yerde mucize kanser ilacı halini almış. Çok sitede bu konuda yazı var gibi görünse de içlerine girip baktığınızda hemen hepsinin birbirinin kopyası olduğunu görebilirsiniz.

Sosyal medyada açık ve kapalı karbonat grupları arasında Allah’la birleşme aracı olarak gören gruplar da yok değil. İşin suyu fena halde çıkmış. Neden mi?

  • Çünkü duyduğumuz her şeye körlemesine dalıyoruz.
  • Okumayı, sorgulamayı, araştırmayı değil, sosyal medyada paylaşmayı seviyoruz.
  • Basit ve teknikten, bilimsellikten uzak anlatımlar hoşumuza gidiyor, çünkü yanlış da olsa başkalarına satabiliyoruz.

 

Sonuç;

Alternatif tedavi yöntemleri de olsa tüm bunlar doğrudan doktorun kontrolü altında yapılmak zorunda. Bir internet sayfasından ya da bir kitaptan bir şey okuyarak ne diyet yapılır, ne spor, ne de tedavi. Kanseri bu şekilde yendiğini söyleyen insanlara aynı dönemde başka hiçbir tedavi görüp görmediklerini bir sorun. Bakın nasıl bir yanıt alacaksınız!

insan damarlarını kireçli boru zanneden, çalkama bile öneren düz mantık, sorunu çözmek için karbonatı öneriyor. Ya kimyasal tepkimenin bileşenlerine kim bakıyor? Kan basıncı, vücut ısısı, alınan diğer ilaçlar, böbreklerin yeterliliği, sıvı miktarı… Ya insan hayatı?

Peki, sodyum bikarbonat nerede kullanılıyor?

  • Diş beyazlatmada
  • Böcek sokmalarında
  • Akne tedavisinde
  • Ağız içi ülserlerinde
  • Spor performansını arttırmada
  • Kıymık batmasında
  • Deodorantlarda
  • Detoks banyolarında
  • Ispanak, elma, salata yıkamada
  • ve sadece Simoncini tarafından kanserde…
Ufuk Koç
Kurşun İşlemez Satışçı ve kalabalık bir yazar kadrosuyla kaleme alınan İtirazım Var kitaplarının kalem efendisi. Eğitimci, danışman ve yönetici koçu. Eyefitturkey göz egzersizleri programının tasarımcısı ve yöneticisi. Soytarı avcısı olarak ek iş yapıyor. Yazıyor, bağırıp çağırıyor, hayata dair ufak tüyolar veriyor; Duyabilene…

2 Comments

  1. Koray says:

    Başka işin yok mu karbonata taktın dünyada karbobattan daha ölümcül bir konu bulamadın mı zavallı seni baktın popi oldu konu hop başlığı açtın acıyorum sana

    • Ufuk Koç Ufuk Koç says:

      Koray bey yazı şubat 2014 tarihli. Babam için alternatif kanser tedavi yöntemlerini ararken benzer sürüyle soytarı gördüm. Konu o zaman ilgimi çekti, araştırdım ama ne yazık ki sonuç hüsran oldu. Bana acımanıza gelince, ilginize ve desteğinize teşekkür ederim. Siz, siz olun kanser olursanız iyileşmek için karbonat kullanmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[blogger 1 items 2]