İYİLİĞİNİZ İÇİN

PAPA EVRİME GÖZ KIRPTIĞINDA…İNSANLIĞIN YENİ ŞAFAĞI :)

Eylül 30th, 2015 | by Ufuk Koç
PAPA EVRİME GÖZ KIRPTIĞINDA…İNSANLIĞIN YENİ ŞAFAĞI :)
Bilim
1

Bizi kim yarattı anne?

Allah yarattı evladım.

Peki, Allah’ı kim yarattı anne?

Şimdi yanıt seçeneklerimiz:

a) Şşşttt çarpılırsın, yat zıbar

b) Yok, onu kimse yaratmadı. O hep vardı(eyvah…yeni soru geliyor)

c) Ben de bilmiyorum. Haydi kapat bakalım gözlerini…

Yaratılış teorisi bugünün dünyasının çocukları tarafından o kadar kolay kabul görmüyor. Daha özgüvenli büyütüldüler. Bu yüzden anne babanın höt zötleri hiçbir işe yaramıyor. Onlar sebep-sonuç ilişkisi kurmaya eğilimliyken soruların çoğu yanıtsız kalıyor. 

Büyük patlama teorisi artık pek çok kişi için oldukça mantıklıyken, insan yine de ilk hareketi kimin verdiğini yani sıfırdan bire geçişten bile öncesini merak etmeden duramıyor.

bigbang1

Sorgulama hiyerarşisinde rol çalan bir ruhani lider

Merakı engellemenin tek yolu inanç sisteminin büyük silahını kullanmaktan geçiyor: Günah!

Düşünmek, sorgulamak şeytanla eşdeğerken tüm denklem bir anda değişiveriyor:

Papa Francis, “Yaradılış hikayesini okuduğumuzda, Tanrı’yı elinde sihirli değneği olan bir sihirbaz gibi hayal ediyoruz. Ancak durum böyle değil” diyor.

“Tanrı insanı yarattı ve her bir insana verdiği iç yasalarla kendilerini geliştirmesine izin verdi” şeklinde konuşan Papa, “Günümüzde dünyanın başlangıcı olarak kabul edilen Büyük Patlama, Kutsal Yaratıcının müdahalesi fikriyle ters düşmüyor, aksine onu tamamlıyor” diyerek evrime doğru bir adım daha atıyor.

Bu, mantığın, bilimin, sorgulamanın ilk adımı. Şimdilik hala insanın Tanrı diye birisi tarafından yaratıldığına inanmak Papa için gayet normal. Çünkü onun da kafası karışmış gibi. Bir yandan elinde sihirli değneği olan biri değil derken, diğer taraftan insanı Tanrı yarattı diyerek kafaları yine allak bullak ediyor.

Evrimin doğası gereği ‘Yaradılış’ ile ters düşmediğinin altını çizen Papa Francis, ancak yaratılan varlıkların evrim geçirebileceğini söylüyor. Yani yaratılış hikayesi hala devam ediyor. Bu racona ters…

Dini metinlerdeki Tanrı inancı kafa karıştırıcı. 250.000 yıl önce mağaralara resimler çizmiş insanla Adem aynı yıllarda doğmuş görünmüyorlar. Çünkü mağaralara resim çizen ilk sanatçıların çocuklarının, çocuklarının, torunlarının, torunlarının 1000 göbek daha torunu filan sonra yaşamış görünüyor Adem ve Havva.

Bir forumda şu sorular soruluyor:

  • Adem ve Havva günümüzdenkaç yıl önce yaşamışlardır?
  • Dünya üzerindenerede yaşamışlardır?
  • Bunları tespit etmenin bir yolu var mıdır?
  • Bu konuda bir çalışma yapmak isterseniz nereye bakarsınız, nasıl bir yol izlersiniz?

Gelen yanıtlardan biri şöyle;

Kutsal kitaplarda ne yazıyorsa odur. Yazmıyorsa da düşünülmez hiç. Bence hiçbir Müslüman bu başlıktaki soruya cevap vermeyecek. lakin öyle olmamış.Herkesin farklı bir yorumu olsa da mantıklı bir yanıt yok! “100.000 yıl önce yaşamış…Haydi ispatla” şeklinde dayılananlar bile var.

Tevrata göre, Adem ve Havva’nın hangi yıllarda yaşadığı belli. M.Ö 3761. yani 3761+2015= 5776 yıl önce. Eee Urfa Göbeklitepe veya Çatal Höyük ne olacak? Belirtmeden geçemeyeceğim Göbeklitepe 11.000 yıllık bir tapınma merkezi. Yani İbrahim peygamberin inşa ettiği söylenen Kabe’den çok önce var olmuş bir yer. 

İnandıklarımız sorgulanırsa…

İnsanlar kutsal metinleri sorguluyorlar. İletişim çağında daha çok tartışıyor, yorum getirmeye, araştırmaya çalışıyorlarken “bu böyledir” diye bir yorum getirmeye Papa Francis bile cesaret edemiyor artık. Neden mi? Bir yandan tutucu ve dindar insan sayısı artarken, diğer taraftan inançsız insanların da sayısı zirve yapmaya başladı da ondan. Üstelik Ateist sayısındaki artış, dindarlara tur bindirmek üzere…

Dünya  ve bilgi kaynaklarımız hızla değişiyor. Mars’ta didik didik aranan su sonunda bulundu. Bu bizim dışımızdaki bazı yaşam formlarına ulaşmamıza doğru belki de aralanan en büyük kapı. Neden biz diyorum, çünkü Armstrong ilk adımını Yani kutsal metinlerin iddia ettiğinden beri ben de bu işin içinde varım da ondan… Kısacası Adem ve Havva’nın dünyaya indirildiğine dair metinler çöküşe hazırlanıyor. Yani alemlere inen kitaplar dünyaya inmiş oluyor. Kıble ne olacak bu durumda bilinmez ama binlerce yıl önce kurulmuş olan mantık insanın merakıyla çöküyor. 

İşte tam da bu noktada tüm dinlerin kazanç kaynağı olan inanç ve ibadet de şekil, kabuk  değiştirmeye hazırlanıyor. Papa, bu konuda kapıyı ilk açan kişi olarak Roma kilisesinin öncül ya da lider olmasını sağlamaya çabalıyor. 

Dini metinlerde geçen Tanrı sorgulamaları ve bilimsel gerçeklerin çatışması sonucunda ortaya çıkan Yeni Tanrı farklı. ‘Evreni yaratmış bir bu yüce gücün, kullarına bakirelerle bezenmiş, sonsuz bir yaşam sunmak için ibadet edilme gibi basit bir ihtiyacı neden olsun’ sorusu bu yazıda ele alınmayacak kadar uzun… Ama sırası gelecek.

Seviyesi bozulmamak ve bir mantık çerçevesine oturması kaydıyla yorumlarınızı bekliyorum. 

Ufuk Koç
Kurşun İşlemez Satışçı ve kalabalık bir yazar kadrosuyla kaleme alınan İtirazım Var kitaplarının kalem efendisi. Eğitimci, danışman ve yönetici koçu. Eyefitturkey göz egzersizleri programının tasarımcısı ve yöneticisi. Soytarı avcısı olarak ek iş yapıyor. Yazıyor, bağırıp çağırıyor, hayata dair ufak tüyolar veriyor; Duyabilene…

One Comment

  1. Oya Ertay Oya Ertay says:

    Ben papanın şu muzır bakışını sevdim:) Yazıyı da sevdim..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[blogger 1 items 2]